24.11.2020, 16:56

Kentsel Dönüşüm

Çok iyi niyetle ve Türkiye’nin ihtiyacı olan 6306 sayılı yasanın içinde birbiriyle uyuşmayan maddeler, uygulamadaki zorluklar nedeniyle mutlaka tecrübelerimizden de faydalanarak bugünün şart ve koşullarına göre kanunun revize edilmesi gerekiyor. Sorunların en başında, yasanın içindeki tezatlıklarla beraber, yerel idarelerin ve vatandaşın hâlâ bu yasa hakkında bilgi sahibi olmaması ve vatandaşların bu sürece dahil edilmemesi geliyor. Ayrıca en büyük engellerden biri de bu işle ilgili ayrı bir bankanın devreye alınmamasıdır. Finansman desteği olmadan kentsel dönüşümü başarmak mümkün değildir. Bunun için de sadece kentsel dönüşüm projelerine finansman sağlayacak bankanın kurulması gerektiğine inanıyorum.

Kentsel dönüşümde vatandaşlarımızın bazı hakları var. O hakları bir kez daha hatırlatmakta yarar olduğunu düşünüyorum:

· Veraset, intikal ve damga vergisi muafiyeti,

· Noter ve belediye harçlarının bir bölümünden muafiyet,

· 18 aya kadar kira yardımı,

· İsterler ise 10 yıl ödemeli, binanın yeniden yapımı ile ilgili kentsel dönüşüm kredisi

Kentsel dönüşümü iyi anlatmalıyız

Kentsel dönüşüm sadece “Bir binanın yıkılıp yerine yeni bir binanın yapılması” gibi algılanmamalı. Can ve mal güveliği riski olan binaları yenilerken alan bazlı düşünülerek yapılacak olan kentsel dönüşüm çalışmalarında, sosyal donatı alanlarını barındıran, ulaşım aksları çözülmüş, mahalle kültürünü ve beşeri ilişkileri güçlendiren, kaybolmaya yüz tutmuş manevi değerlerin geri kazanımını sağlayan, yeraltı ve yerüstü tabi zenginliklerini ve tarihi koruyan, milli mimari ile yöresel mimariyi ön plana alan, kendi enerjisini kendi üreten, akıllı bina ve akıllı şehir planlamasını yapan, vatandaş mülkiyetine saygı duyan ve toplumsal uzlaşı anlayışının hakim olması gerekmektedir.

Bu nedenle sağlıklı bir kentsel dönüşüm çalışması ve uygulaması yapılacaksa bu dönüşümü siyasi bir malzeme olarak görmeden ve siyasi bir çekişmeye mahal vermeden, milli seferberlik ruhu ile merkezi hükümet, yerel idareler ve vatandaşın mutlaka sürece dahil edilmesi gerekmektedir. Vatandaşın rıza ve muvafakatini alarak, vatandaşın hiçbir hakkı kaybolmadan mevcut hakları korunarak ve haklarının yüzde 15-20 eksiği ile verileceğini izah ederek, kendi içinden değerini çıkaran bir sistem oluşturulmalıdır. Vatandaşın bilgilendirilmesi çok şeffaf olmalı ki bu işin rant odaklı olmadığını ve sağlıklı bina ve sağlıklı çevreye kavuşmada hizmet odaklı bir dönüşümün yapılacağının anlatılması gerekiyor. En doğru olanı, alan bazlı dönüşümün olması, böyle olduğu taktirde daha yaşanabilir bir çevre, marka değeri yüksek şehirlere kavuşuruz.

Kendi binalarını bu yasa kapsamında yenilemek isteyenlere de mevcut haklarının anlatılması, sağlanan imkanların günün koşullarına göre yeniden revize edilmesi, aynı zamanda da ilave teşviklerin mutlaka vatandaşa sunulması lazım.

İzmir depreminin ardından…

Öncelikli olarak vatandaşlarımıza 6306 sayılı yasanın yani kentsel dönüşüm yasası, onların anlayacağı şekilde, tüm haklarının ne olacağı çok net olarak anlatılmalı. Kentsel dönüşümün neden, niçin, ne amaçla yapıldığını, yapılan çalışmaların can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan mevcut yapı ve çevrenin daha güvenli ve sağlıklı bina ve çevreye kavuşmak amacıyla yapıldığını, rant getirici değil, hizmet ve sağlıklı alanlar için yapıldığı tüm verileriyle anlatılmalı. Vatandaşlarımız da bu bilgiler ışığında hakkından fazlasını talep edemeyeceğini anlamalıdır. Kentsel dönüşüm çalışması yapan ilgili idarelerin de bu anlamda süreçte problem yaratan değil, problem çözmek isteyen tavrını sergilemeleri gerekmektedir.

Vatandaşlarımız öncelikle şunu bilmelidir ki, hiçbir kurum veya özel şirket eski binayı yıkıp yerine bedelsiz olarak kimseye bedelsiz bina yapmaz. Bu nedenle de yapılacak olan çalışmalarda kendi bütçesini kendi içinden çıkararak sistemlere vatandaş yardımcı olup, hakkından fazlasını talep etmemeleri lazım.

Eğer bina sahibi kendi binasını yenilemek isterse, devletin sağladığı imkanları iyi bilmeli ve süreci mutlaka konusunda tecrübeli kurumsal firmalarla götürmelerinde fayda vardır. Nasıl hastalandığımızda veya bir ağrımız olduğunda doktora gidip muayene ve gerekli tahlilleri yaptırıyorsak öncelikli olarak mutlaka 1999 yılından önce yapılan binalarda oturan vatandaşlarımız da mutlaka oturdukları binalarının risk analiz raporlarını yaptırsınlar. Can güvenliğimiz için bu çok önemli olup, bana bir şey olmaz diye rahat davranmasınlar.

Unutmamamız gereken bir şey var ki “Deprem değil, bina öldürür.” Bunun örneklerini de devamlı yaşıyoruz. En son örneğini de acılarımızla İzmir’de yaşadık. Yıkıcı bir deprem şiddeti olmamasına rağmen, zemin yapısının da yumuşak bir zemin olması sebebiyle 25 yıl önce yapılan binalar çöktü ve vatandaşlarımızı kaybettik.

Yaptığımız tespitlerde, mevcut zemin yapısına uygun binaların yapılmadığını, aynı zamanda kullanılan betonun mukavemetinin zayıf olduğunu, donatı eksikliği ve işçilik hatalarının yanı sıra yıkılan bazı binalarda zemin katlarında kolon kaldırıldığı ve inşaat yapılırken yapılması gereken kontrollerin yapılmadığını tespit ettik. Bölge zemini yumuşak ve sıvılaşmaya müsait bir zemin yapısı olmasından kaynaklı, yapılan binalar bu zemin yapısına uygun binalar değildir.

Olan deprem, esasında beklediğimiz İzmir depremi olmayıp, Sisam depremidir. Şiddeti de yıkıcı bir deprem şiddeti olmamasına rağmen, zemin büyütmesinden kaynaklı ve yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı can ve mal kayıpları olmuştur.

Bundan 2 yıl önce bu konuya dikkat çekmek için, İzmir’de acilen 40 bin binanın yenilenmesi gerektiğini ifade etmiştik. Bu kadar uyarılarımıza rağmen, maalesef, geçen bunca zamanda hiçbir şey yapılmamıştır. Yaptığımız incelemelerde maalesef yıkılan binalar hakkında 2012 ve 2018 yıllarında ilgili belediye tarafından tutanak tutulmuş ve o tutanakta binaların ve zemininin kötü olduğu belirtilmiştir. Bina sahiplerine bu tutanak tebliğ edilmesine rağmen bina sahipleri maalesef can ve mal güvenliği taşımayan oturdukları binalarla ilgili bir çalışma yapmamışlardır. İlgili belediye de can ve mal güvenliği açısından riskli olabilecek binalar ile ilgili tebliğ yapmakla kalmış, süreci takip etmemiş ve kaderlerine terk edilmiştir. Halbuki belediyelerin imar kanuna göre (madde 39) süreci takip etmeli, mal sahiplerince gerekli çalışmalarının yapılmadığını tespit etmeli, yapılmadı ise yasaya göre belediye kendi gerekli tahliye işlemlerini yapmalıydı.

Maalesef bunun gibi binlerce riskli yapı olup, hâlâ bu binalarda oturan vatandaşlarımız var. Yasaya göre tahliye etmeleri gerekirken, vatandaşlarımız da duyarsız davranmaktadır. Böyle durumları ilgili belediyeler takip etmeli, hâlâ tahliye etmeyenler var ise kolluk güçleri vasıtası ile tahliyeleri gerçekleştirmelidir. Tabii ki bunu yaparken de vatandaşı mağdur etmeden ve vatandaşın güvende oturabilecekleri alternatifleri de mümkün olduğunca sağlamalıdırlar.

Son cümle olarak, her şeyden önce bizlerin toplum olarak “zihinsel dönüşümü” mutlaka gerçekleştirmeliyiz.

Yorumlar (0)
9
açık
Namaz Vakti 12 Mayıs 2021
İmsak 03:27
Güneş 05:12
Öğle 12:36
İkindi 16:31
Akşam 19:50
Yatsı 21:28
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 35 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 35 34
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29
Günün Karikatürü Tümü