Aslında iş hayatında kadınların yaşadığı zorluklar sadece erkekler tarafından değil, toplum, aile, kültürel yapı, finansal ve hukuki olarak olduğunu düşünüyorum. Bu konu hakkında tabii yazılmış kitaplar, akademik makaleler çok var ama her şey sadece kitaplardan öğrenilmiyor tabii. Çoğumuz okuduk belki ama yolun başında bir girişimci, bir iş kadını olarak bende kendi penceremden baktım bize… 

Ülkemizde her ne kadar son yıllarda kadın girişimci sayısında muazzam bir artış olmasına rağmen, hala birçok insan tarafından iş hayatındaki kadınlara acemi gözüyle bakılmakta. Birçok önemli yatırımla ticaret hayatında önemli konumlara gelen ve uluslararası ticaret sektöründe büyük başarılara imza atan kadın girişimler, birçok insan tarafından ya bilinmiyor ya da göz ardı ediliyor. 

Oysa Kadınlar; 

Genelde daha uzlaşmacı ve katılımcı olurlar. Bu da takımların daha iyi çalışmasını ve bireylerin işi sahiplenme hissinin artmasını sağlayabilir. Dezavantaj da keskin çizgilerin olmaması, rollerin ve görevlerin kesin olarak tanımlanmasından kaynaklı karmaşa yaşanması olabilir. 

Genelde erkekler çevreden gelen verilere daha kapalı oluyorlar ve kendi haklılıklarına inançları daha yüksek oluyor. Bu da onların daha kesin ve net ifadelerine böylece de daha açık ve tutarlı görünmelerine neden oluyor. Durumu daha etraflıca anladıklarını, daha iyi çözümler bulduklarını gösterir mi bu? Her zaman değil tabii.

Kadınların iş hayatında zorluklarla karşılaşmalarına neden olan sebepler: 

Okumak isteyen birçok kız çocuğu engelleniyor. Bu konuya derin olarak girmek bile istemiyorum. Bu devirde hala bu sorunumuz var. 

Kadın ne kadar çok çalışırsa çalışsın hep erkeğin arkasında kalıyor. Fakat erkeğe göre göstermiş olduğu özveri hep gözlerden kaçmaktadır. 

Eğitim: 

Kadınlar, erkeklerden daha az örgün eğitim almakta ve formel iş piyasalarında, rekabet bakımından güçlükle karşılaşmaktadırlar. 

Kadınların Toplumsal Rolünün Algılanışı: 

1923 yılından sonra kadınlar eğitim, siyasi temsil 

ve istihdam alanlarında daha geniş olanaklar elde etmişlerdir. Kamu yaşamına bu resmi erişime rağmen, 

kadının toplum içindeki rolü büyük ölçüde geleneksel, kültürel değerler tarafından belirlenmeye devam etmektedir. 

Sermaye : 

Dünya Bankası tarafından yapılan araştırmalara göre; kadınların kredi alışlarında sınırlamalar bulunmaktadır. Kadınların gelir ve borç dengeleri tutarlı değildir 

Çevre : 

Tutucu toplum ve ailelerde kadınların yabancılar ve özellikle erkeklerle temas kurmalarına yanlış gözle bakılıyor. Bu bakış açısı, kadınların mali kurumlarla, satıcı ve alıcılarla temaslarını sınırlandırmaktadır. 

Aile hayatı: 

Aile içindeki sorumlulukları nedeni ile özellikle evli kadınların eşlerinin aileleri tarafından ilk zamanlarda onaylanmasa da daha sonraki günler içerisinde kabul görebiliyor ama zaman alıyor tabii.

Belki görüşlerime tepkilerde gelecektir hak verdikleri halde. Bana göre dışarıda iş kadını veya çalışan, evde anne, eş olan kadınlarımız "BİZ" daha çok desteği hak etmiyor muyuz? 

SİZCE? 

Ayşe DOĞANGÜNEŞ

SHANGHAI