Asgari ücret zammı için milyonların beklediği görüşmeler gelecek hafta başlayacak. 7 Aralık’ta yapılacak olan ilk toplantı öncesinde beklentiler asgari ücretin en az 8 bin olması yönünde oldu.

Milyonlarca asgari ücretli çalışanın merakla beklediği 2023 asgari ücret görüşmeleri için zorlu maraton 7 Aralık’ta başlayacak. Dün toplanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay, TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol’un görüşmelerinden önemli detaylar ortaya çıktı. Buna göre Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısı 7 Aralık’ta, ikinci toplantısı ise 14 Aralık’ta yapılacak. 

Alt sınır belirlendi
Erdoğan’ın asgari ücretin enflasyonun altında olmayacağı yönündeki açıklaması, beklentileri yılın ikinci yarısındaki enflasyonun üzerinde bir rakama odakladı. Atalay canlı yayında ilk kez rakam vererek, “tebessüm ettirmeyen” asgari ücrete imza atmayacaklarını söyledi ve kırmızı çizgilerinin 7.786 TL olduğunu belirtti. Akkol da, “İşverenler olarak elimizi taşın altına koyacağız” dedi.

İşveren tarafı, enflasyonun üzerinde bir ilave refah payıyla ücretin belirlenebileceği görüşünde. İşçi tarafı ise net ücrette 8 bin TL’nin üzerinde bir rakam beklentisi içinde. İş dünyası temsilcileri de, gelir vergisi dilimlerinde gerçekçi bir düzenleme istiyor. Asgari ücretin bölgesel belirlenmesi de getirilen öneriler arasında.

Süreç 7 Aralık’ta başlayacak
Asgari ücret, mevzuat gereği 1 Ocak itibariyle yürürlüğe girmek zorunda. Bu nedenle Asgari Ücret Tespit Komisyonu Aralık ayı içinde toplantılarını tamamlıyor. Bakan Vedat Bilgin, resmi komisyon toplantısı öncesi komisyon üyesi TÜRK-İŞ ve TİSK başkanları ile bir toplantı yaparak takvim ve usul belirlemeye yönelik görüşme yaptı. Bilgin, bu toplantının ardından komisyona üye olmayan HAK-İŞ konfederasyonu ile bir toplantı gerçekleştirecek.

NBE'nin haberine göre, Bakanlık 7 Aralık günü resmi komisyon toplantısı için taraflara davete hazırlanıyor. Geçen yıl, komisyonun hızlı çalışması kararı alınmıştı. Bu yıl da benzer biçimde bir takvimin uygulanacağı tahmin ediliyor. Önceki dönemde görüşmeler sırasıyla tarafların ev sahipliğinde yapılıyordu. Bu yıl bütün görüşmeler Bakanlık’ta yapılacak. Son görüşme ve açıklamanın ise Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirileceği belirtildi.

En az 8 bin TL olmalı
Asgari ücretin enflasyonun altında olmayacağı yönünde Cumhurbaşkanınca verilen söz nedeniyle, Temmuz ayındaki ücret artışından sonra gerçekleşen enflasyonun üzerinde bir ücret belirlenmesi yönünde ortak mutabakat oluşmuş durumda. İşveren tarafı, enflasyonun üzerinde bir ilave refah payıyla ücretin belirlenebileceğini belirtti. İşçi tarafı ise net ücrette 8 bin TL’nin üzerinde bir seviyeye ulaşılması gerektiği yönünde örtülü olarak mesajlar veriyor.

Denizli'de 23 jeotermal saha için ihale Denizli'de 23 jeotermal saha için ihale

Yılın ikinci yarısında gerçekleşecek enflasyon oranının üzerine eklenecek refah payı ve işverene verilecek teşvikle birlikte ücretin 8 bin TL’ye doğru yaklaştırılabileceği yorumları yapılıyor. İşçi kanadının 8 binli seviyelerde ısrar etmesinin nedenlerinden biri de TÜRK-İŞ’in yaptığı açlık ve yoksulluk sınırına yönelik hesaplamalardan kaynaklanıyor. Ekim ayı verileriyle açıklanan Kasım endeksinde açlık sınırı TÜRK-İŞ tarafından 7 bin 786 TL olarak hesaplandı.

İşverenlerden öneri geldi
İşveren ve çalışan cephesinde 2023 yılı asgari ücreti merakla beklenirken, iş dünyasının önde gelen örgütleri, asgari ücrete yönelik beklentilerini EKONOMİ gazetesine değerlendirdi. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, gelir vergisi dilimlerinde gerçekçi bir düzenleme ve asgari ücretin bölgesel belirlenmesi gerektiğini vurguladı. TÜRKONFED Başkanı Süleyman Sönmez de, bölgesel asgari ücretin önemine dikkat çekerken, enflasyon-ücret sarmalına girildiğini, asgari ücretin ancak enflasyon çözülürse anlamlı olacağını belirtti. MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı ise, yeni yıl asgari ücret zammının yeni yıl enflasyon beklentileri baz alınarak ve bir miktar daha üzerine konularak belirlenmesi gerektiğini söylerken, piyasada beklentinin 7 bin 500-8 bin TL arasında olduğuna işaret etti.

İTO gelir vergisi gelmesini istiyor
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç şu ifadeleri kullandı:

"Asgari ücrette azalan alım gücünü temin etmek noktasında iş dünyası üzerine düşeni yapmaya hazır. Burada birkaç ilave önerimiz de var. SGK üst limiti bugün 48.500 TL’yi aşmış durumda. İşverene tavan ücrette enflasyonun üzerinde ilave prim maliyeti yüklemek adil değil. Burada asgarin ücretin 7,5 katı formülünü revize etmek lazım. SGK üst limitinin asgari ücret artış oranı üzerinden değil, memur maaşına yapılan zam veya enflasyon oranı nispetinde artırılmasını öneriyoruz. Gelir vergisi dilimlerinde de net-brüt makası gittikçe açılıyor. Çoğu zaman çalışanın eline geçen, şirketin ödediğinin yüzde 55’ini ancak buluyor. Gelir vergisi dilimlerinde gerçekçi bir düzenleme bekliyoruz. Kıdem tazminatı üst limitinde de katlamalı artış değil, enflasyon oranıyla doğru orantılı bir artış olmalı. Öncelikle ücret üzerindeki yüklerin hassasiyetle gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Buradan azaltılacak her yük, ilave istihdam, yatırım ve vergi olarak yine ekonomimize dönecektir.

Türkiye ücret üzerindeki yüklerin net maaşa oranını belirten vergi takozu göstergesinde OECD ortalamasının üzerinde. Ülke olarak rekabetçi seviyelere inmemiz gerekli. Ayrıca çalışanın refah seviyesinde ülke genelinde homojen bir dağılım ortaya koyulmasının da önemli olduğuna inanıyoruz. Nasıl Türkiye yatırım teşvikleri konusunda bölgelere ayrılmışsa, asgari ücretin de bölgesel belirlenmesi fayda getirecek bir uygulama olacaktır. İstanbul’daki asgari ücretle, 5-6’ncı teşvik bölgesindeki asgari ücret aynı olmamalıdır. Zira yabancı nüfus ve yerli nüfusun yoğunluğu ile birlikte talebin bu denli yüksek olduğu bir şehirde alım gücü de pek çok şehre göre düşük kalmaktadır. Özellikle barınma ve iki-üç vasıta ile sağlanan ulaşım gibi hususlar asgari ücretlinin yükünü artırmaktadır. Burada çalışan ve işverenin yükünü 'büyük şehirde yaşama faktörü' ile birlikte göz önüne alacak bir sistem ihtiyacı olduğuna inanıyoruz.’’

TÜRKONFED Başkanı Süleyman Sönmez ise şu ifadeleri kullandı:

“Enflasyon-faiz-kur sarmalı ile birlikte enflasyon-ücret sarmalına da girmiş bulunmaktayız. Bu da önümüzdeki dönemde çalışma barışı başta olmak üzere sosyal ve toplumsal anlamda olumsuz sonuçlar yaratabilir. Çalışanlarımızın enflasyona ezdirilmemesi önemli ancak ondan daha da önemli olan enflasyon ile mücadele ederek alım gücünün artırılması olmalıdır. Çünkü ne kadar zam yapsanız da enflasyonu dizginleyemediğiniz sürece bu zam çalışanların refah gücünü artırmayacak. Asgari ücret ancak enflasyon çözülürse anlamlı olur. Bununla birlikte TÜRKONFED olarak bölgesel asgari ücret uygulamasının tüm destek mekanizmaları ile birlikte tartışılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü konuttan gıdaya kadar neredeyse her kalem, dolayısıyla da yaşam şartları bölgelere göre farklılık gösteriyor. Bu doğrultuda bir düzenleme de yapılabilir.”

Asgari ücrette ortak beklenti 8 bin TL
"Öncelikle asgari ücret bir taban fiyattır. İşverenin bunun üzerine ilave yapmasında hiçbir engel yoktur. Geçen yıl bir asgari ücret artışı yapıldı, ancak yarıyılın ardından ilave bir artış yapılması gerek görüldü. Böylece asgari ücretteki artış yüzde 94’e geldi. Önümüzdeki yıl da elbette işçinin, emekçinin alım gücünün korunması esastır. Enflasyon artarken emekçinin de alım gücü korunsun. Ama enflasyonun aşağı çekilmesi gayretine devam edilmeli. Önümüzdeki yıl yapılacak asgari ücret artışının bu dönemdeki enflasyon verisi ile değil önümüzdeki dönem beklentilerinin ışığında yapılmalı. Tabii Merkez Bankası’nın 2023 enflasyon beklentisi biraz düşük kalabilir, bunun da bir miktar üzerine konulması gerektiğini düşünüyoruz. Piyasanın beklentisi 7.500- 8000 TL bandında. Bizim beklentimiz de bu yönde."

İmza atmayız
Asgari ücretle ilgili gerçekleştirilen ön toplantının ardından canlı yayında basın mensuplarına açıklama yapan TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay canlı yayınd, birçok ürünün fiyatına sürekli zam geldiğini belirterek, toplumu tebessüm ettirecek bir asgari ücret belirlenmemesi halinde karara imza atmayacaklarını söyledi. Atalay şu açıklamayı yaptı:

“Raflarda fiyat artmaya devam ediyor. Geçen sene bu vakitlerde peynir 35 liraydı, şimdi ortalama 140-150 liraya çıktı. İşini düzgün yapan esnaf var, maalesef düzgün yapmayanlar da var. Bunu en iyi emekli, işsiz, işçi biliyor. Bu rakam açıklandıktan sonra inşallah toplumu tebessüm ettirecek bir rakam çıkarsa üçümüz imza atarız. Arzu etmediğimiz rakam olursa imza atmayız. Aslında asgari ücret yeni işe başlayanlarla ilgili. Ancak maalesef geçim ücreti oldu. Yanı sıra 10 yıllık 20 yıllık çalışanlar var, teknik elemanlar var, bunların ücreti ne olacak? Ayrıca EYT, taşeronlar, vergi dilimi, özel sektörün maaş promosyonu gibi çalışma hayatını bekleyen başka konular var. Bunların Ocak ayının ortasına kadar çözülmesi gerekiyor. Önceden Aralık ayında yüzde 27’lik vergi dilimine girerken, şimdi Mayıs ayında giriliyor. Kamuoyunun beklentisi bunun düzeltilmesi ve bu konuda sayın bakanlarla görüşüyoruz. Mesele sadece asgari ücretle bitmiyor. Asgari ücret artınca işçi çıkarmaların da önüne geçmek lazım.”

Elimizi taşın altına koyacağız
Bakanlık’taki toplantı öncesi açıklama yapan TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol, işletmeler açısından işi ve rekabeti koruyacak bir seviye ile çalışanların da tatmin olacağı bir ücret için çalışacaklarını vurguladı. Akkol, son iki asgari ücretin tüm tarafların kabulüyle çıktığını hatırlatarak, “Bu, ülkemizin ihtiyacı olan bir mutabakattır. İşverenler olarak bu uzlaşı için elimizi taşın altına koymak için elimizden geleni yapacağız” dedi.

Hak-İş toplantıya katılmak istiyor
Komisyon üyesi olmayan HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, asgari ücret komisyonun genişletilmesi yönündeki talebini tekrarladı. Ankara’da önceki gün gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Arslan, çalışanların yarıya yakınının asgari ücret alıyor olmasının ana sorun haline geldiğini vurguladı. Arslan, TÜRK-İŞ’in geçen yıl olduğu gibi ortak tavır belirlemeye yönelik bir davetinin henüz gelmediğini ancak gelirse katkı vereceklerini belirterek kapıyı açık bıraktı. Arslan, asgari ücretin etkisine dikkat çekerek, işverenin kayıt dışı çalışmaya kayması veya işçi çıkarmasının önlenmesi gerektiğini bildirdi.(HABER365)